16.08.2011

Puslu Kıtalar Atlası

-“Yaratılmamış olan” dedi, “Biz yaratılmamış olanı arıyoruz.”

-“Bu deyim seni korkutmasın. Çünkü fazlasıyla basit bir şeyden bahsediyorum. “Yaratılmamış olanı” anlaman için, önce “yaratılmış olan” ile kastedilen şeyi bilmen yerinde olur. Bir dokumacı için “yaratılmış olan” kumaş iken, “yaratılmamış olan” ipliktir. Çünkü onun yarattığı şey iplik değil, kumaştır. Ama bu kez iplikçi için durum farklı görünüyor. Çünkü o, yünü eğirip ipliği bükerken, yüne “yaratılmamış olan”, ipliğe de “yaratılmış olan” diye bakar. Oysa ipliğe dokumacı “yaratılmış olan” diyordu. Şu halde, üzerindeki elbisenin kumaşı, onu diken terzi için “yaratılmamış olandır”. Elkimyası için de durum buna benzer görünüyor. Çünkü kumaş nasıl ki iplikten meydana geliyorsa, aynı şekilde zaç yağı da kibritten meydana gelir ve ipliğin yünden meydana gelmesi gibi, kibritte lap taşından oluşur. Dokumacının kumaşı iplikten yarattığını biliyoruz. Peki, sence Tanrı dünyayı hangi şeyden yarattı?”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder